OYUN 2
UYGULAMA OYUN 2: BU BENİ İLGİLENDİRMİYOR
Instagram’daki herhangi bir gönderide, o gönderinin hemen yanında bulunan “Bu beni ilgilendirmiyor,” ibaresini göreceksin. Bu kısmı seni ilgilendirmeyen her gönderi için işaretlediğinde bir süre sonra bu sayfalar artık seni rahatsız etmeyecek.
Aynı işlemi “Keşfet” kısmında senin iraden dışında gösterilen her sayfa için de yapabilirsin. Sağ taraftaki “Bu beni ilgilendirmiyor.” tuşuna düzenli olarak 21 gün boyunca bastığında 21 gün sonra ekranındaki içerikler değişecek. Sanal zekânın algoritması bu şekilde iradenle artık daha az oynamaya başlayacağı için sanal zekâyı alt etmiş olacaksın.
ELEME VAKTİ!
Bu kitabı okuduğuna göre artık bazı değişikler yapma konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Bu yüzden takip ettiğin kişileri de gözden geçirme vakti gelmiş olabilir. Gerekli elemeyi yapmak için iç sesimizle tutarlı olma anlaşmasına devam ediyoruz.
CEVAP BULDURAN SORULAR
Takip ettiğin kişileri gerçekten neden takip ediyorsun analiz edip, sana iyi gelecek bir adım atalım.
– Takip ettiğin hesaplar sana kendini iyi mi hissettiriyor yoksa tam tersi baktıkça sinirlerini mi bozuyor?
............................................................................................................
– O kişilerin paylaşımları seni nasıl besliyor?
............................................................................................................
Aşağıdaki cümleleri sıklıkla içinden geçiriyor musun?
Ben neden bu kadar zengin değilim?
Ben neden bunlara sahip değilim?
Benim şartlarım neden böyle değil?
Şuna bak, o ne kadar mutlu!
Sosyal medyada takip ettiğin kişiler nedeniyle içinde bu sessiz cümlelerin yankılanması doğaldır. Bu bir tür onda var bende yok psikolojisi örneğidir.
Tutarlı olan
O hâlde bu işkenceye bir son verip hemen o sayfayı takibi bırak, onları ele!
Neden sana kendini daha iyi hissettirecek insanları bulmayı denemiyorsun?
Mesela sana ilham ve umut verebilecek sayfalara yönelmeye ne dersin? Ne de olsa bu tarzda milyonlarca kişi ve sayfa mevcut.
Kendinle Tutarsızlık Örneği:
– İç geçirip takip ettiğin her hesap ve her hayat aslında sana kendini iyi değil kötü hissettiriyor.
Mevcut yaşam koşulları seni yeterince sınarken, bir de sırf merakın yüzünden kendine neden işkence edesin? Gördüklerinin, izlediklerinin sana bir faydası var mı? Bedenin ve ruhun bunu enerjiyi hak ediyor mu?
Hemfikir isek bugün sana kendini iyi hissettirmeyen 10 sayfanın takibini bırak ve sana kendini iyi hissettirecek en az 1 sayfayı takibe başla.
SEN DEĞİŞTİN SESLERİ YÜKSELİR!
Kendinle tutarlı olmaya başladığında, sahip oldukların ve kendinle daha fazla enerji harcamaya başladığında; çevrendeki sesler yükselebilir.
– Değişmeye başladın.
– Eskisi gibi eğlenceli değilsin.
– Benimle daha az görüşüyorsun, daha az arıyorsun...
Bu tarz cümleleri çevrenden sıklıkla duymaya başlayabilirsin.
Tutarlı Olan
Arkadaşlarına yapacağın samimi ve gerçek bir açıklama. Örnek açıklama: Mevcut yaşam koşturmacasında zamanını artık sana fayda sağlayan iş ve bilgi için ayırdığını, hedeflerine ulaşmanın yolunu aramakla meşgul olduğunu veya hayatına format atma kararı verdiğini söyleyebilirsin. Zaten kısıtlı olan enerjini bu yönde harcamaya başladığını onlara kibarca söyleyebilirsin hatta isterlerse onları da sana eşlik etmesi için teşvik edebilirsin. Zamanını daha verimli ve faydalı kullanmaya başladıktan sonra çevrene verebileceğin en iyi cevap yaşadığın mucizelerin tezahürünü onlara izletmek veya anlatmak olacaktır.
Hayatına katkısı olan insanlara, bilgilere ve olaylara odaklandığında enerjini düşüren insanlar da artık beslenemedikleri için yavaş yavaş senden sıyrılmaya başlarlar. Bir virüsün ona uygun olmayan ortamda barınamaması gibi toksik enerjilerden arınmaya başlarsın.
Güzel haber ise şu: Sen bu bakış açısı ile ilerledikçe hayatında oluşan her boşluk yerini sana daha faydalı olacak enerjiler ile dolduracaktır.
Geçmişteki sen ile şimdiki sen arasındaki tek fark, titreşimindeki artış olacaktır. Yaşadığın her farkındalık ve geçmişinle her barış seni bir üst seviyeye taşır. Zamanında yapılan hatalar, şu anda burada yazılanları anlamana ve kahramanca bir tutum gösterip kendinle tutarlılık sözleşmesini imzalamanı sağladı. Hatalarını sev.
AFFETMENİN İŞE YARADIĞINA DAİR KANITI:
Stanford Üniversitesi’nden Dr. Fred Luskin’in affetme sürecine ilişkin dokuz adımlı araştırmasında, affetmenin yalnızca ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda stres gibi toksik duyguları azalttığını, kişinin mutluluk ve iyimserliği artırdığını gösteriyor.
Dr. Luskin’in Kuzey İrlanda ve Sierra Leone’deki şiddet mağdurları için düzenlediği altı haftalık affetme eğitimini (1 seans: 90 dakika) tamamlayan 259 yetişkinin, bu eğitime katılmayanlara göre stres ve öfke seviyelerinde azalma görülmüş. Ayrıca bu kişiler eğitimden dört ay sonra bile hâlâ daha bağışlayıcı ve iyimser hissetmeye devam etmiş.
KAYNAKÇA
Harris, AH, Luskin, FM, Benisovich, SV, Standard, S., Bruning, J., Evans, S. ve Thoresen, C. (2006). Grup affetme müdahalesinin affetme, algılanan stres ve sürekli öfke üzerindeki etkileri: Randomize bir çalışma. Klinik Psikoloji Dergisi, 62 (6), 715-733
Tavsiye dinleme: Spotify DJ.NeoANKA “Nasıl bir arkadaşsınız?”
https://open.spotify.com/episode/2iig3Ra2pAEtyQAhSWtdS2?si=P23s3XJeTZmbeMWa6pWN4Q
HEVESLERİN NEREDE ÇOCUK?
Ailesi ve çevresi tarafından geleneklere uymadığı için takdir görmeyen, onaylanmayan bir çocuğun heveslerine zamanla ne olur? Mum gibi sönebilir.
İşte zamanında ki o çocuk, şimdi ki seni yaratıyor. Belki de hayatına yeni başlangıçlar yapmaya, adım atmaya çekinmenin, ürkmenin nedeni zamanında her seferinde “Ya yine beğenilmesem... Ya yine eleştirilirsem... Ya dışlanırsam... Ya tek başıma kalırsam...” düşüncelerindi. Yaşı kaç olursa olsun, ruhu hâlâ onay bekleyen çocuklar için yukarıda bahsedilen duyguları hissetmek doğaldır.
Güzel haber ise; bir problemin nedenini bildiğimiz zaman, çözüme bulmak için adım atabiliriz.
BEDENİ KOCAMAN MİNİK RUHLAR
Bazı insanlar daima olgun görünmek isteyebilir hatta çocuk gibi davranmanın yaşamına bir katkı sağlamayacağını düşünüp böyle davrananları da tuhaf bulabilir. Bu tarz insanların yaşam hikâyelerinde aileleri, öğretmenleri, arkadaşları, sevgilileri veya eşleri tarafından yetersiz hissettirildikleri görülüyor. Bu kişiler çocuk yanlarını kalplerinin en derinlerine gömüp olgun görünmek için çocukluk heveslerini bastırıyorlar. Çünkü içindeki çocuğu bir kalkan gibi saklı tutarsa orada o çocuğu kimsenin incitemeyeceğini düşünürler. Çevrenizde hayatı çok ciddiye alan insanları gözlemleyin. Şimdi onlara daha farklı gözle bakabilirsiniz.
Aynaya baktığımızda kocaman bedenlerde olsak bile dış görünümümüzün yani bedenlerimizin altında geçmişte bıraktığımızı sandığımız çocuk hâlimiz vardır ve o çocuk size arada sesini duyurmaya çalışır. Hadi dans et der, saçmala, oyna, küs, keşfet, yaşa der... Sen ise nüfus cüzdanındaki yaşınla veya sorumluluklarınla o sesi susturursun. İşte o sese “İç Çocuğun Sesi” denir. Bu sesin senin bütün duygu ve eylemlerinde söz hakkı vardır. Peki, sen ne kadar ona izin verirsin?
Bazıları da o çocuğu hep yaşatır eylem ve sözlerinde. Örneğin, koskoca adam neler yapıyor dediğin olmadı mı hiç ya da dışı olgun insanların tavırlarını izlerken bu ne saçmalık, demedin mi? Yaşını hiç göstermeyen insanlar vardır mesela nedir bu işin sırrı? Yanıtı belki de saçmalık değil, tam tersi içindeki sesle tutarlı olan insan örneğidir bu.
CEVAP BULDURAN SORULAR
Kalemini al, yanıt bulma zamanı.
Aşağıdaki cümleler sana tanıdık geldi mi?
Sen o işi yapamazsın.
Senden adam olmaz.
Sen ne anlarsın o işten.
Yapa yapa bunu mu yaptın?
Peki, bu cümleleri hayatında en çok kimlerden duydun?
............................................................................................................
Bir soru daha gelsin o hâlde.
İnsan duyduklarından mı ibaret, heveslerinden mi?
............................................................................................................
HATIRLAMA VAKTİ
Hemen şimdi baş parmağının altına bak. Orada göreceğin her daire sadece sana özel biliyor musun? Her parmağının altında bulunan ve sadece sana ait, sana özel şekiller var. İşte sen o kadar özel ve biriciksin.
Parmak İzi görseli
Sadece bu kadar da değil, her insanda olduğu gibi sende de doğuştan gelen muazzam yeteneklerin var. Bir şeyi bilmemek onu yok saymaz. Unuttuğun potansiyellerini bulman için heveslerini tekrar hatırlamak sana yardımcı olacak.
Hadi başlayalım.
CEVAP BULDURAN SORULAR
– En son bir çocuk gibi hissettiğinde nerede ve nasıl bir senaryodaydın?
............................................................................................................
– O sırada kaç yaşında olduğunu hatırlıyor musun ve o anı hatırlamak sana neler hissettirdi?
............................................................................................................
* Şu anda anıya ulaşamıyorsan, sonraki alıştırmayı dene.
MUMLARI YAKMA ZAMANI
Her insan farklı bir DNA sarmal yapısına sahip. Milyonlarca faktörün etkisiyle hayata geliyoruz. Genler, atalar, aile, çevre...
Bir de bazı şeyler var ki tıpkı parmak izimiz gibi bize özel ve asla değişmiyor.
Biz doğmadan önce, yaşayacağımız coğrafya veya toplum belirlenmiş oluyor. Yani nerede doğduğunu sen mi seçtin? Atalarından sana aktarılan DNA, senin mirasın. Şu anki mevcut hâl ve karakterinin parçası hem geçmişin hem de şu anda sahip olduğun hayatın. Şu anki mevcut düzende senden herkes gibi olman beklenirken ben de sana senin ne kadar özel olduğun bilincini aşılanmaya çalışıyorum. Ciddi bir çelişki öyle değil mi?
Bir süre sonra insan kendini özel kılan potansiyellerini ve heveslerini unutup mevcut yaşama ayak uydurmaya çalışırken doğal olarak hayat enerjisi çekiliyor ve hevesleri söndürülüyor.
Senin de içinde hâlâ yaşam ateşi olduğunu düşünüyorum. Hayatına format atma ateşi. Peki sönen ateş nasıl tekrar alevlenir? İçindeki yaşam ateşin için içinde sakladığın çocuğu hatırla. Şimdi onun için mumları yakma vakti!
Evinde mum varsa bu etkinliği yaparken yakabilirsin.
CEVAP BULDURAN SORULAR
Kalemini al, yanıtları bulma vakti.
Tavsiye frekans: 528 hertz
– Bir zamanlar nelere heves duyuyordun?
............................................................................................................
– Şimdi neler seni heveslendiriyor?
............................................................................................................
– Başlayıp bitiremediğin, yarım kalan heveslerin var mı?
............................................................................................................
Ne zaman niyetinden vazgeçecek gibi hissedersen hevesini hatırlamak için parmak izine bak.
Hatırla!
Bu hayata bir geliş amacın var.
Sahip olduğun her çizginin bir anlamı var.
Yeterli, yetenekli ve farklısın. Üstelik yalnız da değilsin. Bu satırları okuyan ve farklı parmak izleri taşıyan nice insan var.
İzleme Ödevi: Ben sizin gurunuz değilim.
Hayatına format attığında aslında yeni bir insan olmuyorsun, sadece yaşam amacını hatırlayıp, ona göre yeniden şekil veriyorsun hayatına. Tomy Robbins’in çok sevdiğim bir sözü var. “When you heal the boy, the man appers.” (İçindeki çocuğu iyileştir, adam ortaya çıkar.)
Ödevin bu hafta Netflix’te “Ben Sizin Gurunuz Değilim,” adlı tek bölümlük bir programı izlemek. Bana izlerken birçok soruma yanıt vermişti. Sana nu yaşamda yalnız olmadığını hatırlatacak 45 dakikalık bu programı izlemeni tavsiye ederim.
Önce ol. Sonra sahip ol. Yaşam karakterimize göre akar...
KALABALIKLARDA YALNIZ HİSSETMEK
Çok duyduğumuz bir terimdir. Eskiler buna gönül yorgunluğu dermiş. Gönlüm yorgun çünkü çok yara aldı şeklinde ifade ederlermiş hislerini. Günümüzde gönül yaralarımıza ilaçlarla yapılan pansumanlar, depresanlar, alkol ve diğer alışkanlıklar temelde yatan probleminin sadece üstünü örtüyor.
Zaten sağlıkta kullanılan terminoloji dili o kadar ağırdır ki sanki birileri “Siz boş verin anlamayın bu dili, yoksa bizim sektör batar,” der gibi. Sen de problemi anlamadan organların bozulduğu için gider, reçeteni alır, ilacını içer yaralanan ruhunun iyileşmesini beklersin.
Ya o yaraya pansuman olacak doktor sen isen?
Ya o reçete sende ise?
Belki de yaralı bile değildir ruhun, sadece unutmuştur potansiyelini...
CEVAP BULDURAN SORULAR
Tavsiye frekans: 423 hertz
Kalemini al, yanıtları bulmak vakti.
– Hayatında senin bir konuda yeterli veya başarılı olduğunu kim belirliyor?
............................................................................................................
– En beğendiğin yeteneğin ne?
............................................................................................................
– Geçmişle ilgili bir şeyi düzeltme ya da değiştirme fırsatı sunulsa şu anda hangi konuda başarılı olurdun?
............................................................................................................
– Peki bu fırsat için nelerden vazgeçerdin?
............................................................................................................
Karnında, göbek deliğinin ortasında içindeki çocuğu hissetmene yardımcı olabilecek bir nokta var. Bu nokta, göbek deliğinin birkaç parmak alt hizasında. Dikkatini bu noktaya odaklayarak, elinle dokunarak, hatıralarını canlandırman mümkün. Neden göbek deliği ile oynamayı sever çocuklar hiç düşündünüz mü? Bir zamanlar orası annesinden beslendiği borunun kök yeriydi.
Bağ kopar ve merhaba gerçek hayat. Şu anda bir zamanlar nelere hevesli olduğunu unutmuş olabilirsin. Ama istersen tekrar hatırlayabilirsin.