OYUN 1
UYGULAMA OYUN 1: KENDİMLE SÖZLEŞME
Süresi: 28 gün
İnsan, en çok başkalarına değil kendine yalan söyler. Hissetmediği hâlde hissediyor gibi, neşeli olmadığı hâlde neşeli gibi, parası yokken varmış gibi davranır. Birinin yanında iken farklı, o kişi uzaklaşınca farklı konuşup davranabilir. İşte tam da burada başlıyor maceramız. Düşündüklerinle ağzından çıkan kelimeler farklı olduğunda kendine karşı tutarsız oluyorsun ve bu tutarsızlık en çok da senin bedenine ve ruhuna yansıyor. Yani bedeli ödeyen yine kendi ruhun ve bedenin oluyor.
Günümüzün sıklıkla duyulan hastalıklarından biri olan tükenmişlik sendromu bir tür hayattan bıkkınlık hâli. Özetle ruhun grip oluyor, medikal dilde biz buna depresyon diyoruz. İnsanın kendi iç sesi ve dış sesiyle yaşadığı tutarsızlık hâli zamanla –belki aylar belki de yıllar sonra– birikip, ruhunu taşıyan bedenine arıza olarak yansıyor ve medikal dilde biz buna hastalıklar diyoruz.
OYUN BAŞLIYOR.
MİNİ TEST
Aşağıdaki soruların yanına “Evet” veya “Hayır” yazar mısın? Bakalım seninle tutarlılık sözleşmesi yapabilecek miyiz?
– Haftada en az bir kez sırt, baş ya da mide ağrısı çekiyor musun? ...........
– Kronik uykusuzluk ya da uykulu olma hâlin var mı? ...........
– Tepkilerin normale kıyasla arttı mı? ...........
– Bir enerjisizlik ve unutkanlık hâli var mı? ...........
– Bedeninde normalden farklı bir şişkinlik, ödem gözlemledin mi? ...........
Yukarıdaki soruların en az 3 tanesine “Evet” dediysen kendinle tutarlılık sözleşmesi yapma zamanın gelmiştir. Tutarlılık sözleşmesinin ne olduğunu birazdan okuyacaksın ve bu sözleşmeyi imzaladıktan sonra yaşayacağın senaryo örneklerini de aşağıda belirttim. Bu sözleşmenin maddelerine uyarsan hayatındaki ve sendeki değişimin etkisini en fazla 28 gün sonra göreceksin. Belki de hemen görmeye başlayacaksın.
Uzun yıllardır belki de farkında olmadan giydiğin ama artık sana iyi gelmeyen bu kostümü, değiştirme vakti sence de gelmedi mi?
Kitabımızın ilerleyen bölümünde, içindeki çocuğa seslenecek ve heveslerini unutmuş içindeki çocuk için, mumlarımızı yakıp onu mini bir egzersizle hatırlayacağız. Ancak ilkönce bu çocukla yani senle tutarlık yani dürüstlük anlaşması imzalamamız gerek.
Hissettiğin gibi davranmaya başlamak, çevre tarafından önce yadırganabilir, eleştirilebilir hatta bir süreliğine seni yalnızlaştırabilir. Bu durum seni şaşırtmasın, sen vazgeçmeden yoluna devam et. Belki de vakit artık senin gibi gerçek arkadaşlara sahip olma vaktidir. Hatta sen tutarlı olmaya başladığında etrafına yaydığın enerji büyüyeceği için zamanında seni yadırgayan pek çok insan, gelecekte senin gibi olmak isteyip senden işin sırrını öğrenmek isteyecek. Buna emin olabilirsin.
Sahte olmadan, eleştirilere rağmen gerçek olabilmenin ödülü tüm dinî kitaplarda yazıldığı ve evrensel kurallarda bahsedildiği gibi mucizelere tanık olmaktır. İşte hayatına çekeceğin birkaç mucize örneği:
– Günden güne enerji seviyen yükselir, kendini daha canlı ve hafif hissetmeye başlarsın.
– Fiziksel görünümün ışıldar ve zamanla bedenin daha fazla hoşuna gitmeye başlar.
– Kendin ve çevrenle daha barışık olup insanları etkilemeye başlarsın. Bir ortamda hemen fark edilirsin bunun için çok güzel veya çok yakışıklı olmana gerek yok, yaydığın enerji fark edilir.
– Yapmayı düşünüp ertelediğin işler için zaman kazanırsın ve yapmaya başlarsın.
– İnsanların sana yaklaşımı olumlu yönde değişir.
– Hiç ummadığın kişilerden, ummadığın olumlu tepkiler almaya başlarsın.
– En önemlisi de senin gibi gerçek hayat arkadaşları yoluna eşlik etmeye başlar.
Hayatında böyle bir yeni dönem açılsın istiyorsan ve bunu denemeye gönüllü isen şimdi aşağıdaki metni gerçekten iç sesinle okuyup, imzalama zamanı.
“Kendimi değişim ve dönüşüm yolculuğuna hazır hissediyor ve bu 28 günlük yolculukta aklımdan geçenlerle, dışıma yansıttığım kelimelerin tutarlı olacağına söz veriyorum.”
Tarih: .....................................
İmza: .....................................
Tavsiye Dinleme: Spotify-Dj.NeoAnka “Mini Tutarlılık Testi” bu testi benim sesimden de dinlemek isterseniz spotify uygulamasında Dj.NeoAnka yazıp beni bulabilirsiniz.
https://open.spotify.com/episode/0tx4ZF5Q95jyLkXvKlbJyY?si=gYJpIJFKQwi1oXIbssoGKw&dl_branch=1
TUTARLILIK SÖZLEŞMESİNİN ÖDÜLÜ: YENİ BİR KOSTÜM
Yukarıdaki sözleşmeyi taahhüt ettikten sonra önümüzdeki günlerde aşağıda verilen durumlardan biri ya da birkaçı ile karşılaşırsan şaşırma! Şimdi olası senaryoları okuma vakti. Hatırla, yaşadıkça senaryoların yanına paraf koyabilirsin. Buraya attığın her parafta hayat sana “Göster bana performansını,” diyecek. Aşağıda yazılanlar yaşandığında yaptığın buraya attığın imzanı ve tutarlılık sözleşmeni hatırla!
KENDİNLE TUTARLILIK ANLAŞMASI YAPTIKTAN
SONRA YAŞAYACAĞIN OLASI SENARYOLAR
“Bir daha asla bunu yapmayacağım!” cümlesini eminim birçok kere kurmuşsundur.
Peki, bu sözü ne kadar tuttun?
Kendine söz verdiğin tam da o anda, evrenle bir sözleşme yaparsın ve ilahî sistem seni sınamak için yani performansını görmek için önüne senaryolar getirir. Bu evrenin sana “Haydi bakalım, kendine verdiğin sözü tutacak mısın?” deme şeklidir.
Aşağıda bu satırları okuduktan sonra yaşayabileceğin olası senaryo örneklerini bulabilirsin. Her tutarlı davranış sergilediğinde yaşayacağın sürprizler ve gelişmelere inanamayacaksın ama tutarsızlık örneğini uygularsan çark başa sarar ve aynı döngüleri yaşamaya devam edersin. Seçim senin!
SENARYO 1: YALNIZ KALMAK İSTİYORUM!
Kendinle baş başa kalmak istediğin o anlardan birinde telefonun çalar. Canın kimseyle konuşmak istemezken telefonun ekranında beliren isme bakar ve istemsizce suratını ekşitirsin çünkü şu an onunla konuşmak istemiyorsundur.
Peki, verdiğin sözü hatırla ve bu senaryoda tutumun nasıl olacak?
Tutarlı olan:
– Telefona cevap vermemek.
– Kendini daha iyi hissedince arayan kişiye geri dönmek.
– Telefona cevap verip, müsait olmadığını; müsait olduğunda ona geri dönüş yapacağını nazikçe söylemek.
Tutarsız Olan:
– Telefonu sanki hiçbir şey olmamış gibi neşeli bir şekilde açmak.
O anda iç sesin soracak: “Ne yapıyorsun arkadaş? Hani suratını ekşitmiştin o ismi görünce? Hani konuşmak istemiyordun? Ne bu tavır, ne bu ses?”
İşte bu bir kendinle tutarsızlık örneğidir ve çark başa döner.
Sonuç:
Telefonu kapattıktan bir süre sonra mide, bağırsak, baş, sırt, omuz ya da enseden ağrı sinyalleri gelirse şaşırma! İçeride biriken her tutarsızlık, ifade edilmemiş her duygu, bir süre sonra sağlığı etkiliyor. Gerçek duygularını dürüst ve kibarca paylaştıkça sadece kilon değil, sırtındaki yükler de azalıyor ve enerjin sana kalıyor.
Tutarlı olma hâlinin diğer bir faydası da samimiyetin, karşı tarafın da samimi olmasını sağlamasıdır çünkü o insan da senden kimseyi kırmadan, nazikçe kendisi olabilme hâlini öğreniyor. Hâlbuki toplumsal kodlamalar bize ne der? “Aaa! Öyle denir mi?” “Aramış seni, aç telefonu. Ayıp olur!” “Karşı taraf sana kırılıp gücenebilir.” Aslında en büyük ayıp kişinin başkalarıyla yaptığı sahte konuşmalar değil mi?
SENARYO 2: BU BİLGİ BENİM NE İŞİME YARAYACAK!
Toplumumuzun en çok sevdiği aktivitedir dedikodu. Artık, insanların sana anlattıklarını daha dikkatlice gözlemle. Bir arkadaşın sana tanıdığın veya tanımadığın birinin hayat hikâyesini anlattığında neler hissediyorsun?
– Merve şunu almış.
– Ayşe şuraya gitmiş.
– Nazan’ın eşi ile böyle olmuş.
– Pelin sevgilisi ile neler yaşamış.
– Hasan neler yapmış ona bir bilsen.
MİNİ TEST:
Aşağıdaki soruların yanıtlarını içinden verebilirsin. Yanıtlarını kimse duymayacak.
Kim, kiminle ne yapıyor gibi durumlarla sıklıkla karşı karşıya kalıyor musun?
............................................................................................................
Peki, bu senaryoda nasıl bir tutum sergiliyorsun?
............................................................................................................
Sergilediğin tutumdan memnun musun?
............................................................................................................
Senaryoyu nasıl değiştirmek istersin?
............................................................................................................
Bu enerjilere hepimiz günlük hayatımızda fark etmeden çevremiz tarafından maruz bırakılıyoruz. Bu durumlarda aşağıdaki analizler seni atman gereken adıma götürecek.
– Acaba hakkında konuşulan kişi senin onun özel hayatını bilmeni ister mi?
............................................................................................................
– Duyduklarının sana veya ona yararı var mı?
............................................................................................................
Böyle bir duruma maruz kaldığında:
Tutarlı olan
Anlatılanların sana ve o kişiye bir faydası olmayacaksa arkadaşına nazik bir geri dönüş yapmaya ne dersin?
Örnek bir yanıt
“Teşekkür ederim arkadaşım ama bu anlattıklarının arkadaşlığımıza bir katkısı olacağını sanmıyorum. Başkaları hakkında değil, bizi konuşalım mı veya bize daha yararlı olacak son gelişmeler hakkında konuşalım mı? Hem enerjimizi de korumuş oluruz.”
Tutarsız olan
Konu seni çok ilgilendiriyormuş gibi dinlemek, üstüne sorular sormak ve duyduğun yorumları onaylar söylemlerde bulunmak.
CEVAP BULDURAN SORULAR
– Başka insanların özelini sana anlatan, aynı şeyi senin özelin için de yapmaz mı?
............................................................................................................
– Aynı durumu sen yaşamak ister miydin? Sana özel anların, senin olmadığın ortamlarda başka insanlar tarafından konuşulmasına ne kadar gönüllü olurdun?
............................................................................................................
Bu senaryoyu yaşamak istemiyorsan yukarıda verilen tutarlı davranış örneklerini sergileyebilirsin.
GERÇEK BİR HAYAT DENEYİMİ
Arkadaşlarına çok güvendiği ve anlattıklarının karşı tarafa faydalı olacağını düşündüğü için en ince detayına kadar en özelini anlatan bir insan tanıyorum. Hayatında yaşadığı en özel anıları korkmadan anlatırdı. Arkadaşlarına o kadar güvenirdi ki onların kimlerle, neyi, nasıl paylaşmaları gerektiğini zaten bildiklerini sanıyordu. Sonunda o da bu kitabı yazmaya karar verdi, bu senaryoyu başkaları da deneyimlemesin diye.
Bir söz var ya, “Her sırrını verme dostuna, o da gider anlatır dostuna.”
İnsanların çoğu maalesef kiminle, neyi paylaşıp paylaşmaması gerektiğini analiz edemiyor. Bunun farkına varmam çok zamanımı aldı, umarım sen bu satırları okuduğunda durumu benden daha önce fark edip daha az sıyrıkla yola devam edersin.
BAŞKALARININ HAYATLARINI KONUŞAN İNSANLAR
Niyetin kimseyi kırmadan ve kaybetmeden arkadaşlığına devam etmek olabilir ama bazı insanlar için bunu başarabilmek gerçekten zordur. Çünkü bu tarz insanlar bugüne kadar sadece başka insanların hayatlarını konuşarak var olmayı öğrenmiş veya çevresinden böyle görmüş olabilir. (Çocukluktan başlayarak kodlanan kalıpların önemini artık bilmeyen yoktur. Özellikle ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkisi hakkında milyonlarca kitap var.)
Ebeveynler özellikle burada size çok iş düşüyor. Çünkü annesi veya babası tutarsız davranan çocuk ileride kendine ve etrafına tutarsız olur: Küfür çok kötü bir şey diyerek çocuğun yanında küfür etmek gibi ya da en yakın arkadaşının arkasından konuşan annesini gözlemleyen çocuğun ileride aynı davranış kalıbını kendi arkadaşları için göstermesi gibi.
Tutarlı Olan
– Arkadaşlarınla sohbetlerine yeni gündemler katmayı, yeni rutinler oluşturmayı dene.
Örnek konuşma
“Biliyor musun yeni bir şey öğrendim ve denedim, çok işime yaradı; istersen sen de deneyebilirsin/okuyabilirsin/izleyebilirsin...”
KİM DAHA AKILLI? SANAL ZEKÂ MI? SEN Mİ?
Buraya kadar sıkılmadan geldiysen harika bir adım. Ancak birazdan sıkılabilir, telefonu eline alıp dış dünyada neler olduğunu merak edebilir ve sosyal medya hesaplarına bakabilirsin. Buraya kadar her şey normal çünkü Instagram ve diğer sosyal medya platformlarını artık çoğu insan kullanıyor. Doğru kullanıldığında bu araçların faydaları da mevcut. Şimdi ki oyunda; sana sanal zekâ mı daha akıllı yoksa sen mi, o ortaya çıkacak. Analiz edilmesi gereken ise aşağıdaki durumları gün içerisinde ne kadar yaşayıp yaşamadığın...
Okuma bittikten sonra sanal zekânın sosyal medya hesaplarında uyguladığı algoritmayı da değiştirebilirsin.