OYUN 9
UYGULAMA OYUN 9: 10 DAKİKADA DOĞAL VİTAMİN ETKİSİ
Rahat olacağın sessiz bir alan bul ve aşağıdaki müziği açıp okuma yönergesini yavaşça oku.
Sevgi, aşk ve dönüşüm frekansı olarak da bilinen 528 hertz ya da dilediğin farklı bir müzik açabilirsin.
Okuma bittikten sonra, nefes egzersizini aşağıdaki linkten inceleyebilirsin.
https://hayataformat.com/oyun/3-zihin-sanati/7
Gözlerini kapatıp kendini güvende hissettiğin bir yer hayal et. Bu yer daha önce gittiğin, bildiğin bir yer veya tamamen hayal ürünü olabilir. Önemli olan kendini rahat hissedeceğin bir yer olması.
Şimdi orada olduğunu hayal et. Kendini ve çevreni... Orada olmasını istediğin her şeyi sahnene ekleyebilirsin. Bastığın yeri, bedenini hayal et. Neler hissettiğine yoğunlaş. Neler duyabiliyorsun? Gördüğün şeylerin seslerine odaklan. Hayvan sesleri var mı? Su sesi, yaprakların hışırtısı...
Yüzüne güneşin ılıklığının, rüzgârın serinliğinin değdiğini ve ayağının altındaki yumuşaklığı hisset.
Nasıl bir koku alıyorsun? Kokulara odaklan.
İster yalnız ol, istersen yanına birini davet et. Davet edeceğin kişi çok sevdiğin biri hatta favori kahramanın bile olabilir. Bu kişi sana her türlü yardımı yapıp seni koruyabilecek güçlü biri. Onunla birlikte güvenli yerinde dolaştığını hayal et. Hayalindeki bu yere bir isim ver ve bu ismi içinden tekrarla.
Bedenindeki gevşemeyi hisset, tüm kaslarının rahatladığını... Güven ve huzur içindesin. Hazır olduğunda gözlerini yavaşça aç ve ana dön.
Burası her zaman güvenli yerin olacak. Mutlu ve rahat hissetmek istediğin zamanlarda burada olduğunu hayal et. Ayrıca kaygılı hissettiğinde de bu yeri hayal ederek kendini rahatlatabilirsin.
Bu yönerge uzman psikolojik danışman Canan Çitil Akyol’un hazırladığı “Zor Duygularla Baş Etme” kitapçığından alınmıştır. Kitapçığın tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsin.
https://hayataformat.com/oyun/3-zihin-sanati/6
GÖRDÜKLERİN, ZİHNİN KADAR:
DOLANIKLIK TEORSİ
1930’larda Albert Einstein’ın kuantum mekaniği konusunda geliştirdiği teoriye göre evrenin bir noktasında gerçekleşen bir olay dünyanın başka bir ucundaki canlıyı o anda etkiliyordu. Buna “uzaktan hayalet etki” adını verdi. Bu teori ışık hızından hızlı bir tür iletişim demekti. Etki-tepki yasası, evrenin iki ayrı ucundaki iki insan/iki canlı arasında “kuantum dolanıklık” denilen etkileşimin gerçekleşme ihtimalidir. Yani düşündüklerinin başka kıtada bir oluşuma etkisi olması gibi, tıpkı uzaktan wi-fi iletişiminin iki veya daha çok insanın beyninde de gerçekleşmesi gibi... Senin aklına gelen bir fikir emin ol, senden uzakta seninle bağlantısı olmayan başka bir insanın da aklına gelir. Ama o fikri gerçekleştirecek olan kişi farklı olabilir.
Kolektif bilinç olarak tabir edilen bu durumda kısaca insan, yarattığı enerji alanıyla çevresindeki tüm makro ve mikro organizmaları etkileyebilir. Birbirimizin zihinlerini ve kalplerini de etkileyebiliriz. Bir insan sahip olduğu enerji ile 70 milyonu etkileyebilir. Zamana bir yolculuk yapın ve bu insanların kimler olduğunu hatırlayın... Tabii bu insanların sayısı azdır. Çünkü evrende değerli olan şeylerin miktarı azdır.
Bir tencereye 1 tane minik kristal tuz atarsan tadı değişmez ama 1 kavanoz tuz atarsan tadı değişir. Bu yüzden herkes enerjisi kadar çevresini etkileyebilir.
Peki, nedir bu enerji? Nerededir?
Einstein’ın “İzafiyet Teorisi”nin ortaya çıkmasından sonra sonsuz olasılıklar kapısı insanoğluna açıldı. Bu teorinin en önemli sonuçlarından biri de enerji ile maddenin birbirlerinin yerini tutabileceği oldu. Yani gözünle göremesen de o seni etkileyebilir. Nasıl mı?
Örneğin, ortada ekşi limon yokken bile beynin onu ağzının içinde gibi algılayıp reaksiyona girebilir. Madde ortada yoktur ama telaffuzu bile etkileşim yaratır ya da sen kumandadan çıkan sinyali göremezsin ama senin göremediğin yayılan sinyaller TV’yi çalıştırır. Mikro dalgaya koyduğun yemeği ısıtan enerji senin yine göremediğin frekansların dalga boylarıdır. Bunlar görülmeyen enerjilerin fiziksel âleme etkisinin basit örnekleridir.
Bazen de öyle insanlarla karşılaşırız ki hiç elektrik alamazsın, yanında çok huzursuz olursun. Enerjisi sana geçmez ya da düşürür o nedenle onlardan bir an önce uzaklaşmak istersin. Bazen de öyle insanlarla karşılaşırsın ki etraflarına ışık saçar ve yanlarından ayrılmak istemezsin enerjileri seni besler. Bu iki tip insan arasında tek fark sahip oldukları yaşam enerjileri yani bilinç seviyeleridir.
Etrafa ışık saçan insan tipi, gelişmiş ve tekâmül etmiş bir bilince sahiptir; etrafına sevgi ve mutluluk vermenin, insanlara yardım etmenin bilincindedir. Çok yüksek titreşim içeren bu üst seviye bilinç, çok hızlı titreşir ve çok yüksek bir yaşam enerjisine sahiptir. Bu enerji onun yolunun benzinidir.