Hayataformat.com

OYUN 1

OYUN 1

UYGULAMA OYUN 1: ENERJİ VEREN BEDAVA BENZİNLER 
Aşağıdaki isimleri Google’a yazdığında bu hormonların seviyelerini nasıl arttırabileceğini bulabilirsin. Bu sayfanın ekran resmini alabilir ve bu hormonların salınımını artırmak için her gün bir tanesini deneyebilirsin. İlerleyen sayfalarda her biri için daha detaylı inceleme ve uygulama yaptıracağım. 
Neşeli, canlı, zinde hissetmek istiyorsan: Serotonin 
Eksikliğinde: Depresif, karamsar, öfke. 
Yükseltmek için: Egzersiz, güneş ışınları, triptofan içeren gıdaları (yumurta, çikolata, peynir vb.) ve düzenli uyu. 
Keyifli, hayata bağlı, kendine güven duygusu için: Dopamin 
Eksikliğinde: Üşengeç, unutkan, canı sıkkın. 
Yükseltmek için: Hobi edinmek, müzik dinlemek, c vitamini tüketimi, tirozin içeren gıdalar (muz, salatalık vb.) 
Sevgi dolu, şefkatli, cömert ve hayata dair doyum hazzı: Oksitosin 
Eksikliğinde: Yalnız, sevgisiz, huzursuz. 
Yükseltmek için: Masaj yaptırmak, hayal kurmak, evcil hayvan beslemek, sevdiklerine sarılmak. 
Bu hormon seviyesindeki düşüş depresyon, üzüntü, çaresizlik ve empati eksikliği gibi durumlara yol açabilir. 
Neşeli, rahat, pozitif bir ruh için: Endorfin 
Eksikliğinde: Stresli, gergin, isteksizlik, tükenmişlik hissi. 
Yükseltmek için: Kişinin âşık hissetme haz durumunu yükseltmek, düzenli yürüyüş yapmak, güldüren video ve filmler seyretmek, muhabbet etmek... 
ENDORFİN’in çok salgılanması harika bir histir, çünkü mutluluk kelimesinin biyolojik tanımıdır. İnsanda coşku ve hayattan keyif alma hissi yaratır. 
MELATONİN eksikliği sadece uykusuzluğa sebep olmakla kalmaz, ayrıca dikkat ve hafıza gibi birçok bilişsel işlevi de zayıflatır. 
SENİ DÖNÜŞTÜREN ÇEVREN 
Evrendeki her şey atomlardan oluşur dedik. İnsan da atomlardan oluşur. Atomlar her şeye etki edebiliyorsa insan da düşük veya yüksek titreşimi sayesinde çevresini etkileyebilir. Çünkü aynı internet yayan bir wi-fi gibi insan da düşük veya yüksek enerjisini ailesine, yakınlarına, çevresine yayar. 
Örneğin etrafında devamlı negatif kelimeler duyan bir insan eğer bu enerjileri kendi kendine yükseltmeyi bilmiyorsa zamanla o da onlar gibi sürekli şikâyet eden bir insana dönüşebilir. Ailesinde devamlı yüksek ses duyan bir çocuk, sürekli bağıran bir insana; çevresi tarafından hep eleştirilen insan, kendine güvenmeyen bir bireye; partneri, ailesi tarafından devamlı incitilen insan, zamanla başkalarını inciten bir bireye dönüşür. 
Hepsi birbirini etkileyen enerjiler, frekanslardır.
SİNİRLERİN NE KADAR GERGİN? 
Beden tren ağı gibi sinir sisteminden oluşur. Sinirler ise nöronlardan oluşur. Nöronlar da insan gözüyle görülemeyen mekanizmalar tarafından uyarılır. Örneğin, mikro çipler ya da yüksek frekanslı ses dalgaları gibi. Burası çok önemli çünkü beynini eğer sen nasıl kontrol edeceğini çözemezsen başkaları senin yerine onu kontrol edebilir. 
BEYNİN HAZİNESİ NÖROTRANSMİTTERLER 
İnsan gözünün görme kapasitesi sınırlıdır. Bu yüzden frekansları, dalga boylarını bir kedinin ya da şahinin gördüğü gibi göremez. Kumandaya basınca TV’deki kanalı değiştirirken senin, kumanda ile TV arasındaki iletişimi görememen orada frekans olmadığı anlamına gelmez. 
Gelelim beynimizin içindeki bu sinirlere nasıl müdahale edeceğimize. Yukarıda bahsettiğim hormonlarımız arasında kimyasal bir akım vardır ve bu akımı sağlayan yüzlerce nörotransmitterler bulunur. Eğer bu sinir ağının içinde bir kopukluk olursa, aynı trenin raydan çıkması gibi sinirler arasında bağlantı kopar ve hücrelerde hasarlar başlar. 
Çünkü nörotransmitterler, sinir hücrelerindeki bilgi akışını sağlayan küçük kimyasal iletkenlerdir. Duygusal veya fiziksel aktivitelerimiz için aç-kapa düğmesi olarak çalışan reseptörler nörotransmitterler aracılığıyla birbirine bağlanabilir. 
İŞTE, İNSANIN BENZİN İSTASYONU 
Bizleri uyutan, ayıltan, heyecanlandıran, kaygılandıran, mutlu eden, geliştiren ve enerji veren hormonlarımızın eksikliğinde hem ruhsal hem de bedensel rahatsızlıklar ortaya çıktığını buraya kadar analiz ettik. Bu hastalıklar tıp dilinde pediatrik nörotransmitter hastalıkları olarak adlandırılır. Nörotransmitterler arasındaki bağlantı arızalı ise maalesef hormonlarımız yani hayat yolumuzun benzinleri tükeniyor ve hastalıklar başlıyor. 
Şu anda ülkemizde çok yaygın olmasa da frekanslar aracılığıyla insan sinir sistemini uyaran ve titreşimini yükselten yeni nesil tedavi sistemleri geliştirilmeye devam ediyor. Örneğin, biorezonans sistemleri nörotransmitter hastalıkları tedavi etmeye yardımcı olmaktadır. 
KENDİ HAYATIMDAN 
Neden bu kız nörotransmitterlere bu kadar yer vermiş diyorsan, insanın kendi hayatında yaşadığı deneyimler, başka insanlara vermek istediği mesajlara yansırmış. 
Babamda uyku apnesi (uyku terörü) olması beni bu konu üzerinde derinlemesine araştırma yapmaya yöneltti. Sen de uyku sorunu yaşıyorsan bu kısmı dikkatle okumanı tavsiye ederim. 
Şimdi ise bu hastalığı ve kökenini fazla teorik bilgi vermeden daha basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Uyku esnasında beynin alfa moduna girmezse sen de uyku terörü yaşayabilirsin çünkü normalde biz uyurken kaslarımızın da uyuması gerekir. Babamda ise bu sistem düzgün çalışmıyordu. Sonuç olarak rüyasında gördüğü her şeyi yatakta yapmaya çalışan bir insan düşünün. Örneğin, rüyasında birileri ile dövüşüyorsa, yatakta yumrukların havada uçuşması gibi ya da rüyasında dağa tırmanıyorsa, yatakta bunu yapmaya çalışan, zihni uyuyan ama kasları onu gerçek sanıp yapmaya çalışan insan gibi. İşin en tehlikeli kısmı ise kişinin bunun farkında olmayıp ertesi gün hiçbir şey hatırlamaması ve eğer o sırada etrafında birileri varsa onu ve kendini sakatlama riski. Özetle, babamın nörotransmitteri bozulmuştu.sağlar. Bu konu ile ilgili yaptığım araştırmalar beni nörotransmitterler arasındaki diğer reseptör sorunlarını ve başka hastalıkların da nedenlerine götürdü. Eğer sende ya da çevrendeki insanlarda sinir sorunları bulunuyorsa, konunun en iyilerinden size birkaç tavsiye vermek isterim. 
* Prof. Dr. Suat Sincan’ın konu ile ilgili araştırmalarını incelemeni tavsiye ederim. 
https://avesis.atauni.edu.tr/suat.sincan 
* Beynin özel noktalarını uyararak uyku sorunu yaşayan insanların alfa moduna geçmesi sağlayan ve uyku bozukluklarına da yardımcı olan çalışmalar mevcut. Örneğin, cepte taşınan portatif bir alet yardımı ile kişi, kulaklıkla dinlediği ihtiyacına göre belirlenmiş titreşimlerle, beynindeki nörotransmitterleri uyarabiliyor. Diğer bir örnek ise Dr. Clause yöntemi. 
* Başka bir tavsiyem de Dr. Sinan Akkurt. Kendisinin Parkinson hastalığı tedavisinde yenilikçi yaklaşımları mevcuttur. 
Biorezonans tedavisinin kullanıldığı diğer alanlar: 
– Kötü Huylu Tümörlerin Sistematik Tedavisi 
– Biorezonans ile Kanser Tedavisi 
– Biorezonans ile Kupa Tedavisi (Örneğin: Fıtık ve Kanser) 
– Akciğer Kanserlerinin Biorezonans ile Tedavisi 
– Migren ve Baş Ağrısı Hastalıklarında Biorezonansla Tedavi 
– Epilepsi Hastalıklarında Biorezonans Tedavisi 
– İlerlemiş Kanser Hastalıklarında Bicom Biorezonans ile Tedavi 
Gelelim, Hayata Format Oyunu’nun pratik uygulamalarına... Sadece tek başına hiçbir sistem veya tedavinin başarılı olmayacağını hatırlatıp sadece müzik dinleyerek iyileşmeyi beklemek sonuç görmek için yeterli değildir. Bu yüzden Hayata Format oyunu beden, zihin, iletişim ve ruh sanatı olmak üzere toplam dört bölümden oluşur. 
Lütfen diğer bölümlerdeki uygulamalarda da bu notu hatırlayıp, dinleme tavsiyesi olarak verdiğim müzik çalışmalarını her egzersizle beraber paralel dinlemeye çalışın.
image
image