Hayataformat.com

OYUN 12

OYUN 12

UYGULAMA OYUN 12: ENDORFİN SALGILATAN HATIRLATICI 
Aşağıda daha okurken bile seni etkileyecek olan bir Kızılderili Duası bulunuyor. İstersen ekran resmini al, istersen bir kâğıda yazıp as duvarına. Çok uzak topraklardan gelen bu duayı uyumadan önce okumayı dene, göreceğin rüyalarında sana şifa getirsin. 
YATMADAN ÖNCE OKUNACAK DUA 
“Annemi ve babamı, bilerek veya bilmeyerek yaptığı hatalardan azat ediyorum. Onlar benim için yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Oğlumu/kızımı kendi beklentilerimden azat ediyorum. Bana hiçbir borçları yok. Eşimi/sevgilimi (Eski/yeni) beni tamamlaması mecburiyetinden azat ediyorum çünkü ben eksik değilim. Aileme, atalarıma ve büyük ebeveynlerime hayatıma kattıkları için teşekkür ediyorum. Onları geçmiş hatalarından, tamamlanmamış arzularından azat ediyorum. Her birinin zamanın ve koşulların gerektirdiği en doğru şekilde davranmaya gayret ettiğinin farkındayım. Onları seviyor ve onurlandırıyorum. Kimseye borçlu olduğum bir şey yok. Olduğum gibiyim. Kalbimin bilgeliğini izleyerek ve dürüst olarak yaşam yolumda benim huzurumu ve mutluluğumu gölgeleyebilecek, görünen ya da görünmeyen tüm bağların sorumluluklarından kendimi azat ediyorum. Huzurum ve neşem benim sorumluluğumdur. Başka insanların beklentilerini karşılamak için yüklendiğim tüm rollerimi bırakıyorum. Kendimi derinden seviyor, kabul ediyor, onaylıyorum. Kendime saygı duyuyor ve içimdeki yüceliği selamlıyorum. Ben özgürüm.” 

Okuduktan sonra imzanı at ...........................................................
Beğendiysen ekran resmini alıp, paylaşabilir, faydalı olmasını istediğin arkadaşlarına yollayabilirsin. 
Bu duayı istediğin zaman istediğin yerde okuyabilir, paylaşabilirsin. Okurken bile endorfin salgılamaya başlayacaksın. 
HER ŞEY CANLI 
Bilim ile ilim arasında köprü kuran kuantum mekaniği sayesinde artık bilmenin yeterli olmadığını aynı zamanda bilgini uygulamaya dökmen gerektiğini çünkü insanın deneyimlemediği hiçbir bilgiyi anlamadığını buraya kadar özetledik. Bilgiyi hissetmek için de bazı tabuları yıkmamız yani beyne kodlanmış bilgilere format atmamız gerekiyor. 
Hayatında hiçbir bilgiyi tabu olarak görüp, sonradan kabullendiğin olmadı mı? 
Hayatta yapmam dediğin şeyleri, yaptığın olmadı mı? 
Eskilerin bir lafı vardır, büyük laf etmemekle ilgili... 
Çok değil 20 sene önce cep telefonu yoktu. Eğer zaman makinası ile 1990 yılına gidip o zamanın insanlarına bir gün kıtalar arası birbirlerini görerek konuşabileceklerini söyleseydin sana ne derlerdi? 
“İmkânsız!” 
Peki, şu anda bu durum gerçek mi? 
50 sene öncesine gidip oradaki insanlara, “Karşınızdaki ekrana bakıp, uzayı görebileceksiniz.” ya da 500 sene öncesine gidip “Artık atlarla değil, bir araca binerek hem karada hem havada seyahat edecekseniz.” desek tepkiler ne olurdu sence? 
Peki, ya gelecekten gelen biri sana, “Biliyor musun yakın bir gelecekte artık konuşmadan da başkaları ile iletişim kurabileceksin.” derse. 
Ne dersin? ............................ ............................................................ 
Algın değişirse dünyan da değişir. 
ANI DOLU BİR SEPET 
Neredeyse her şeyin son kullanım tarihi üstünde yazıyor, insan dışında. Kimse hayat denilen bu oyunun ne zaman biteceğini bilemez hatta bazen biteceğini de unutur da sanki hiç yok olmayacakmış gibi yaşar. Yaşamı bir sepet gibi düşünelim. İnsan yaşamı boyunca sepetine maddi ve manevi hazlar doldurur. Öldüğünde ise senden geriye o bıraktığın sepet kalır. 
Geçmiş, şimdi ve gelecek adlı üç zamanlı bir sistem içinde yaşıyoruz. Bazen şimdiki zamandan uzaklaşıp hâlâ geçmiş anılarınla konuşursun. Eskiden şöyleydi, ben şöyle yaptım, o böyle oldu... Bazen de tam tersi olur, geleceğe uçarsın. Gelecek hayalleriyle devamlı hayal âleminde yaşamak da yine şimdiki zamanı kaçırmamıza neden olur. 
TEST: 
Peki bu iki durumu sen ne kadar sıklıkla yaşıyorsun? 
Bunu hemen analiz edebilirisin. Gün içinde kullandığın gelecek ve -di’li geçmiş zaman eklerini ne sıklıkta kullandığına bak, sonra şimdiki zaman ekini ne kadar çok konuşmalarına yansıttığına bak. 
Mesela şu anda buradasın ve bu satırları okuyorsun. İki dakika sonra bu an geçmiş zaman olacak. Okuma bittikten sonra bu satırları analiz edip uygularsan geleceğin için yeni bir senaryo 
yaratmış olacaksın ya da aynen eyleme geçmeden sadece okuyup bırakacaksın. Seçim senin. 
ÖDEV: Bu satırları okuduktan sonra, konuştuğun ilk insanda bu zaman eklerini hem senin hem de onun ne kadar kullandığınızı analiz et. 

image
image