OYUN 29
UYGULAMA OYUN 29: ÜÇ İYİ ŞEY OYUNU
Hayatındaki olay ve insanlara devamlı aynı gözlüklerle bakmak bazen seni yanıltabilir. Böyle durumlarda gözlüklerini çıkarıp farklı bakmaya çalışmak seni çözümlere götürebilir.
ÖDEV: En az bir hafta boyunca yatmadan önce her gün, bugün senin için iyi giden üç şeyi söyle ya da yaz. Bunlar basit gündelik olaylar da olabilir daha önemli konular ve hatta dönüm noktaları da... Sahip olduğumuz üç iyi şeyi hatırlamanın ve onlar üzerine derinlemesine düşünmenin faydasını ve nasıl önemli olduğunu aşağıdaki araştırmada bulabilirsin.
Örnek cümle:
– Bugün sağlıklı bir gün geçirdim.
– Bugün kendimi iyi hissettim.
– Bugün sevdiğim bir arkadaşımdan güzel bir haber aldım.
Bu üç şeyi bulmaya çalışırken kendini olumsuz duygulara odaklanırken bulursan o sahneden uzaklaşmaya çalış yoksa zihnin bu olayın içerisinde saklı olan dersi fark edemeyebilir.
Sahip olunan değerleri hatırlayıp onlara minnettarlık duymak, başta çaba gerektirebilir ancak her gün pratik yapıldıkça süreç kolaylaşır ve sonuç, hayatında gerçek bir fark yaratabilir.
Günlük yaşamda ters giden şeyler olduğunda tepemize çökmüş bir yağmur bulutu altında yaşıyor gibi hissedebiliriz. Tam da bu ruh hâlinde hayatımızdaki iyi şeyleri ve değerli insanları hatırla, hatta onları hafife alma eğiliminde de olabiliriz. Böyle zamanlarda içinde bulunduğumuz günün bize sunduğu güzellik ve fırsatları, mesela bir yabancının nazik jestini ya da sabah güneşin sıcaklığını gözden kaçırabiliriz. Biz yağmur altında ıslanırken çoğu kez dış dünya ile bağlantı kurma ve mutluluk fırsatlarını kaçırırız.
Örnek cümle:
– Bugün hasta olmadığım için şükrediyorum.
– İşsiz olmadığım için şükrediyorum.
– Yalnız olmadığım için şükrediyorum.
DİKKAT!
Beyin negatifi algılamaz. Söylenen her sözü gerçek kabul eder. Mesela, “Unutma!” dediğinde beyin onu “Unut!” olarak algılar. Örneğin bu kitapta “unutma” diye bir kelime hiç bulamayacaksın onun yerine “Aklında tut!” demek daha doğrudur ya da birine “Panik yapma!” dediğinde daha fazla panik olacaktır. Bunun yerine “Sakin ol!” demek daha uygundur. Bu yüzden ne yapmak istemediğini değil ne istiyorsan onu söyle!
Birine “Hasta gibi görünüyorsun.” dediğinde buna inanır ve onaylarsan bu anlaşmayı imzalamış olursun ve çok fazla sürmeden o kişinin hasta olacağına dair seni temin ederim!
Hastalık demişken bazı insanlar vardır hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkan...
“Benim şekerim var!”
“Benim tansiyonum var!”
BENİM!..
“Benim” diyerek bu kadar sahip çıkarsan elbette o hastalık da seni bırakmaz çünkü “Ben” diye başlayan her cümleyi bilinçaltı sahiplenir ve emir kabul eder.
Bu etkinlik, duygu durumunu dengelemeye yardımcı olabilir. Sahip olduğun üç olumlu şeyi hatırlayarak titreşimini ve enerjini yükseltirsin. Bu yüzden bu çalışmanın sonunda yaşam enerjinde önemli artışlar olur.
Sana olumluya odaklanmanı sağlayacak bu uygulama hayattaki değerli şeyleri fark etmeni ve hatırlamanı sağlar.
İŞE YARADIĞINA DAİR KANIT
Bir web sitesinin ziyaretçileri her gün üç iyi şey hakkında yazmışlar. Çıkan sonuç bu kişilerin bir hafta, bir ay, üç ay ve altı ay boyunca mutluluk seviyelerinde (endorfin) artış görülmüş.
KAYNAKÇA
Seligman, ME, Steen, TA, Park, N. ve Peterson, C. (2005). Pozitif psikoloji ilerlemesi: Müdahalelerin ampirik olarak doğrulanması . Amerikan Psikolog , 60 (5), 410
Jeffrey Huffman, MD, Harvard Tıp Okulu, Massachusetts General Hospital Sonja Lyubomirsky, Ph.D. , Kaliforniya Üniversitesi, Riverside
Tavsiye Dinleme: Spotfy Dj.neoanka “YOL HİKAYELERİ 1”
https://open.spotify.com/episode/1ikv3K0qPMMMqI6hiMOjAj
DOĞRU ENERJİ KAYNAĞINI BUL
Doğduğumuz andan itibaren dışarıdan beslenen canlılar olarak hazları yine başkalarında veya nesnelerde aramaya devam ederiz. Kazandığımız parayı başka insanlara, kıyafetlere, arabaya, eve, lüks eşyalara, yemeğe, alkole harcıyoruz. Kısaca o kadar zaman ve emekle kazandıklarımızı başka maddelerle değiş tokuş yapıyoruz. Hatta bazen olmayan paramızı kredi, kredi kartı veya banka ek hesabından harcamaya başlıyoruz çünkü o şekilde mutlu olduğumuzu sanıyoruz. Ne de olsa var olan alışkanlığı değiştirmektense mevcut kodlamayı devam ettirmek daha kolayımıza geliyor.
SONUÇ: Neye yatırım yapıyorsan onla beslenirsin.
İşte tam da burada bir analiz başlıyor:
Başvurduğun yöntem senin için doğru ise şu anda sağlıklı ve mutlu olmalı, kendini tam hissetmelisin.
Peki, öyle mi?
Şu kısmı unutuyoruz. Biz hem biyolojik hem de psikolojik olarak beslenen canlılarız. Bu yüzden kaynaklarımızı kullanırken hangi tarafı ne kadar beslediğimizi hatırlamamız gerekiyor.
Belki iki oda dolusu kıyafet, yüzlerce ayakkabı seni maddesel âlemde besliyor.
Peki, ya ruhun?
Orası hâlâ aç mı?
Kitabın başında da ifade ettiğimiz gibi, “Ruh aç kalınca grip olur, biz buna depresyon deriz.” Ruh çok kolay hastalanır. Hatta kadınlar her ay 1 hafta periyodik olarak hastadır.
Çünkü kadınlar her ay özel dönemlerinde bu etkiyi daha çok yaşarlar. Bağışıklık sistemleri zayıflar çünkü dişiliği temsil eden rahimden yumurta hücreleri dökülmektedir bu nedenle de ruhu hastalanmaya çok yatkındır. Daha fazla ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyabilir ve eğer bunu alamazsa aç kalan ruhu grip olur ya da tükenmişlik hissi artar.
Toplum buna depresyon adını verir. Erkekler için de durum aynıdır. Onların da adam gibi hissetmeye, işe yaradığını düşünmeye ve gücünü gösterebileceği bir alana ihtiyaçları vardır. Bir kadın veya çevre tarafından bu karşılanmadığında ise kendini yetersiz ve eksik hissedebilir, ruhu aç kalabilir.
Bu duyguları karşınızdaki insanlarla paylaştığınızda ortaya çıkan ortak açlıklar birbirinizi daha net görüp anlamanızı kolaylaştırabilir. Eğer ilişki yoksa o zaman kişi kendi kendini beslemeyi öğrenebilir.
ÖDEV: Klinik Psikoloji Bilim Uzmanı Tuna Tüner’in YouTube kanalında bir videosunu bu hafta izle.
GELECEĞE YOLCULUK